Ironman 70.3 Kraichgau Yarış Raporu: Bad Schönborn’da Bir Hafta

Triatlon yarışları benim için bir spor organizasyonu olmasının ötesinde aynı zamanda yeni bir coğrafyayı keşfetmek, farklı insanlarla karşılaşmak ve günlük hayatın dışına çıkabilmek için bir fırsat anlamına geliyor. Bu nedenle sezon planlamasını yaparken yalnızca parkurun zorluk derecesine ya da organizasyon kalitesine bakmıyorum; yarışın düzenlendiği bölgeyi, sunduğu atmosferi ve yarış dışında yaşatabileceği deneyimleri de değerlendiriyorum.

Ironman 70.3 Kraichgau da tam olarak bu sebeple dikkatimi çekmişti. Almanya’nın sakin tepeleri arasında geçen bir parkur, küçük bir kasaba hayatı ve Avrupa’nın en sevilen orta mesafe triatlonlarından biri… Yarış günü yaşadıklarım kadar yarış haftasında geçirdiğim zaman da bu deneyimin önemli bir parçası oldu.

Bin tepe Kraichgau’da zorlu tırmanışlar kimi zaman bisikletten indirebiliyor. Fotoğrafta sağdaki bisikletli benim. Tırmanışlarda köy evlerinin güzelliğini izleyerek güç bulmaya çalışıyorum.

Yarış Kaydı

Her yılın sonbaharında bir sonraki sezonun yarış takvimini oluşturmaya başlıyorum. Yeni bir yarış seçerken parkurun güzelliği, organizasyon hakkındaki yorumlar ve bölgenin sunduğu deneyim kadar takvimsel uygunluk da belirleyici oluyor. Ironman 70.3 Kraichgau’nun Kurban Bayramı dönemine denk gelmesi ilk dikkatimi çeken detaydı. Sonrasında Bad Schönborn’un doğası, parkurun görüntüleri ve önceki yıllara ait videoları görünce karar vermek zor olmadı. Takvimler Ekim ayını gösterirken kaydımı yaptım ve hedefimi 31 Mayıs 2026 olarak belirledim.

Yarış haftasına gelinceye kadar nispeten iyi bir antrenman dönemi geçirdim. İyileşme süreci 1 haftayı geçen bir gıda zehirlenmesi dışında her şey yolunda gitti. Yarış haftası geldiğinde hafif bir heyecan bünyeyi sarmıştı.

Kraichgau Neresi?

Kraichgau Almanya’da bir bölge ismi. Bizdeki Trakya, Ege gibi.. Yarış ise Baden-Württemberg eyaleti içerisindeki Bad Schönborn isimli şirin bir kasabada gerçekleşiyor. Expo alanı bir okulun hemen yanındaki çim alan. Yüzme ise Hardtsee isimli bir gölde yapılıyor. Bu göl yaklaşık 8 km mesafedeki Ubstadt-Weiher isimli bir başka kasabada bulunuyor. Normal zamanda insanlar buradaki geniş plajda suyun tadını çıkarıyor.

Uçak Bileti

Bu bölgeye gitmek için çeşitli alternatifler var. Ben ilk etapta Ankara – Köln bileti almıştım. Köln’den kiralayacağım araba ile bölgeye gelmeyi düşünmüştüm. Yaklaşık sürüş mesafesi 3 saat civarı görünüyordu. Fakat seyahate yaklaşık 1 ay kala Pegasus Ankara – Köln direkt uçuşu Ankara – Sabiha Gökçen – Köln olarak aktarmalı hale getirdi. 😊 Bisikletle yapacağım seyahatlerde özellikle aktarma olmamasına dikkat ediyorum. Bisiklet çantasının uçağın kargo bölümüne her yüklenişi ve her indirilişi bir risk teşkil ediyor. Bu yüzden minimum yükleme ve indirme için direkt uçak olmasını önemsiyorum. Bu sebepten Pegasus biletimi iptal edip Ajet’ten Ankara – Stuttgart uçuşunu satın aldım. Üstelik Stuttgart yarış kasabasına 1,5 saat mesafede olması nedeniyle de işime geldi.

Almanya içinde en kısa sürüş mesafesi için en uygun uçuş noktası Stuttgart. Havalimanı küçük. Türkçe anonslar yapılıyor ve her yer Türk. 😊 Çok yabancılık çekilmiyor.

Bisiklet Taşıma

Bisikletimi taşımak için kullandığım çanta “Scicon Sports Aerocomfort 3.0 TSA Triathlon Bike Travel Bag”. Soft case olarak geçen bir çanta. Bu çantayı ilk kez bu seyahatte kullanıyor değilim. Tahmini olarak yaklaşık 7 – 8 seyahattir kullanıyorum. Soft case olması nedeniyle bazı tereddütler içerisinde almış olmama rağmen hiçbir seyahatten sonra çantadan çıkan bisikletimde bir sürprizle karşılaşmadım. Bazen uçağa yüklemeler sırasında operatörlerin haşin hareketlerine birebir tanık olduğum taşımalardan sonra bile bisiklet sağlam olarak çantadan çıktı.

Bu arada çantaya GPS attığımı da belirteyim. Bu sayede havalimanında çantayı oversize’a teslim ettikten sonra GPS üzerinden takip edebiliyorum ve uçuş öncesinde aynı uçakta olduğumuzu görmenin rahatlığıyla seyahat edebiliyorum. 😊

Araç Kiralama

Bad Schönborn’a trenle de gitmek mümkün. Fakat bisiklet çantasıyla toplu taşıma yapmak zor olacağı ve kasaba içerisinde geçireceğim günlerde arabanın sağlayacağı mobilite için araç kiralamayı tercih ettim. Birçok firma tercih edilebilir tabi ama benim öteden beri gelen araba kiralama alışkanlığım nedeniyle yine Europcar firmasını tercih ettim ve Station Wagon Passat’a atlayarak yola koyulduk. Bu araç bize Bad Schönborn’da geçirdiğimiz günler boyunca mobilite sağladı. Yakındaki şehirlere hızlı şekilde ulaşabildik ve gezdik.

Konaklama

Konaklama konusunda Bad Schönborn kasabasında farklı alternatifler bulunabileceği gibi eğer araç varsa yakındaki kasabalar da değerlendirilebilir. Ben finish alanına yakın olmayı seviyorum. Yarış sonrasında hızlıca eve/otele ulaşabilmek, duş aldıktan ve dinlendikten sonra bisikleti ve yarış torbalarını hızlıca alıp gelebilmek iyi oluyor. Bu sebepten ben yine Bad Schönborn en yakın merkezden başlayarak alternatifleri değerlendirdim. Booking üzerinden “Apartment FALVIG inkl. Küche”den ev kiraladık. Burası FALVIG soyisimli bir ailenin 4 katlı müstakil evi. Üst 2 katı kendileri kullanıyor. Alt 2 katı ise kiralıyorlar. Biz bodrum kattaki tek yatak odalı daireyi 7 gece için kiraladık. Çok memnun kaldık. Dairenin ortak kullanımlı bir terası var. Temizliği, düzeni ve kullanım kolaylığı gayet iyi. Son derece tavsiyedir.

Bad Schönborn

Bir turist olarak az bilinen, küçük ve az turistin olduğu yerleri gezmeyi her zaman çok sevmişimdir. Büyük şehirleri gezmek, turistik noktaları deneyimlemenin önemsiz ve gereksiz olduğunu elbette söyleyemem fakat bir kültürü tanımanın ve anlamanın en iyi yolunun da az turistin ve çok yerel insanın olduğu küçük kasaba ve köylerde hayatın olağan akışına karışmaktan geçtiğini düşünüyorum. Bu sebepten Almanya’nın büyük şehirlerini gezmenin çok ötesinde bir keyif aldım Bad Schönborn’da geçirdiğim günlerden.

Kasabada yaklaşık 10binin biraz üzerinde kayıtlı nüfus var. Herkes müstakil evlerde yaşıyor. Boş sokaklarda yürürken birbirinden farklı tasarımlarla öne çıkan müstakil evleri izlemek, sessizliği ve bol oksijeni deneyimlemek çok iyi hissettiriyor.

Kasabada 2 tane büyük market var. Bütün ihtiyaçları buradan karşılamak mümkün. Biz genelde marketten aldıklarımızla evde kendimiz pişirip yedik. Bu da aslında bizi bir turist gibi değil de hayatın olağan akışındaymışız gibi hissettirdi.

Geniş alana yayılmış müstakil evler, az insan, sakin akan hayat, bisikletle ulaşım kolaylığı, sessizlik ve güzel gün batımlarında yapılan keyifli yürüyüşler..

Kasabada birkaç kafe, bakery ve tek bir meydan var. Böylesine küçük bir kasabada bile bolca Türk var ve bu hemşehrilerimizden bazıları kasabada kebapçı bile açmışlar. 😊 İnsan böylesi küçük bir kasabada bile yerleşik ve mekan açmış Türkleri görünce şaşırıyor. Gerçekten her yerdeyiz.

Yarıştan Önceki Gün

Hiç ses olmayan, sokaklarda tek tük insanların olduğu bu sessiz kasaba yarışta bir gün önce hareketlenmeye başladı. Her yer arabalarla doldu. Yarıştan önce son antrenmanlarını yapan atletler yollarda belirgin şekilde görünmeye başladı. Kasaba hareketlendi. Biz Salı gününden beri kasabada “yaşayan” insanlar olarak Cumartesi günü hareketlenen kasaba hayatını birincil dereceden deneyimledik.

T2, T1 torbalarını ve bisikleti rahatça bıraktık. Uzun sıralar beklemedik. Organizasyonun kalitesi ve sürecin akışı yarıştan önceki günde kendini belli etmeye başlıyor. Her şey iyi planlanmıştı. Gerekli işleri yaptıktan sonra dinlenmeye çekildik.

Yarış Günü

Bad Schönborn merkezden yarışın başlayacağı Hardtsee gölüne gitmek için kasaba merkezinden kalkan otobüsleri kullandık. Birçok otobüs organizasyon için rezerve edilmişti. Neredeyse hiç beklemeden otobüse bindik ve 10dk yolculuktan sonra yarış start alanına ulaştık. Otobüslere supporterlar da binebiliyorlar. T1 alanında son hazırlıkları yapıp wetsuitleri giymeye başladık. Yarış alanına ulaşım, atletleri yormayacak şekilde sürecin akıyor olması organizasyon kalitesini belirleyen önemli etkenlerden. Bu açıdan süreç gayet başarılı.

Yüzme

Gölün suyu berrak değil tabi ama su oldukça temiz. Çok daha kirli göl sularına denk geldiğim oldu. Yüzerken denk gelen otlar ve yosunlar yüzme ritmini bozacak duruma gelebiliyor bazen. Hardtsee’de buna benzer bir durum hiç yaşamadım. Gölün girişi ve derin sular tamamen yosunsuz ve temiz. Su sıcaklığı hiç rahatsız etmeyecek seviyedeydi.

Son 500m’de sol kalfime giren kramp nedeniyle yüzme benim için tatsız bir şekilde noktalandı. Aslında önce sol ayak parmağıma kramp girdi. Daha önceden deneyimliyim bu tarz durumlara. Hiç panik yapmadan ve durmadan mümkün mertebe senkronizasyonumu koruyarak bu ilk kramp atağını savuşturdum. Fakat sonrasında giren kalf krampını aynı soğukkanlılıkla savuşturabilmek kolay olmadı. Ritmim bir miktar bozuldu. Yine durmamayı başardım fakat oldukça yavaşladım. Sol bacağımı neredeyse hiç kasmadan ve hiç oynatmamaya çalışarak yüzmeye devam ettim. Böyle bir durumda panik olmamak çok fayda sağlıyor. Yaklaşık 1 dk sonra kramp geçmişti fakat kalan mesafe boyunca tekrarlamaması için kontrollü yüzmeye devam ettim. Bu kasın sudan çıktıktan sonra tamamen rahatlayacağını ve yarışın geri kalanında beni üzmeyeceğini biliyor olmanın da getirdiği rahatlık önemliydi.

Yüzmeden çıktığımda tatsız kramp anısını geride bıraktığıma emin olmanın rahatlığını yaşıyordum.

Bu kramp talihsizliğinin yarış öncesinde wetsuit ile yeterince yüzme antrenmanı yapmamamdan kaynaklandığını biliyorum. Vücudu tamamıyla saran ve sıkan bir kıyafetle yüzmek ile mayoyla yüzmek arasında ciddi bir fark var. Wetsuit her el ve ayak vuruşunda kasların farklı şekilde kasılmasına sebep oluyor. Bu durum ise kas kasılma ritmini farklılaştırıyor. Alışık olmadığınız ritimde kasılan bir kas ise sizi fiziksel stres altında üzebiliyor. Çözüm: yarış öncesinde kayda değer miktarda yarış koşullarını mümkün mertebe simüle eden koşullarda yüzme antrenmanı yapmak. Dersimizi aldık!

Bisiklet

Bisiklette parkur yaklaşık 10km’lik bir düzlük ile başlıyor. Bu 10km ile yüzme sonrası pedal çevirme ritmini yakalama fırsatı sunuluyor bir anlamda. Sonrasında harika manzaralar ve bol yeşil doğa görüntüleri içerisinde çıkışlar ve inişler başlıyor. Çok fazla dönüşler var. Bu sebepten parkur çok hızlı ilerlemeye elverişli değil. Keskin virajlar ve dik inişler aerobarda uzun süre kalmaya fırsat vermiyor.

Toplamda 1100m’ye yakın elevasyon topluyorsunuz. Bin tepe Kraichgau denildiği kadar var. Bir triatlon yarışı için kayda değer bir tırmanış miktarı. İyi tarafından bakarsak; tırmanışlar sırasında etrafı doya doya izlemeye vaktiniz oluyor. Tabii bunu yaparken nabzınızın da oldukça yüksek olacağını unutmamak gerekiyor.

Parkur boyunca sıralanan birçok köy merkezinde insanların yarışa ilgisini ve desteğini görmek hem şaşırtıyor hem de moral veriyor. Köy sakinleri bu yarışı benimsemişler ve köyden geçen ana yolun kapatılmasını bir hak ihlali olarak görmeyip keyifli bir Pazar eğlencesine dönüştürmüşler. Piknik masalarında içilen sabah biraları ve yüksek sesli müzik eşliğinde bisikletçileri motive ediyorlar. Güzel ve keyifli hayatlar dışarıdan kendini belli ediyor.

Koşu

Koşu parkurunda da yabana atılamayacak bir elevasyon var. 21km boyunca yaklaşık 150m topluyorsunuz. Bad Schönborn merkezde yapılan koşu parkuru boyunca da yarışı izleyenler sıralanmış. Yoğun bir destekçi kitlesi var. Kalabalığın performansa kesinlikle olumlu katkısı oluyor.

Bisiklette kendimi aşırı derecede yıpratmadığım için koşuya diri şekilde başladım. 150 m elevasyona rağmen 1:45 civarında bir dereceyle kariyerimin en iyi yarı maraton performansını ortaya koydum. Yaptığım antrenmanlarda bisiklet – koşu geçişine özellikle çalışmıştım. Bu çalışmaların karşılığını aldım.

Beslenme istasyonlarında Maurten jel, elektrolit, meyve gibi geniş seçenekler var. Ben tabi midemin alışık olmadığı hiçbir farklı şeyi almadım. Yanıma aldığım ve daha önceden bildiğim jelleri kullandım.

Finish: 5:42:18

Genel Yorum

Türkiye ve Varşova yarışlarından sonra katıldığım 3. Ironman 70.3 yarışı oldu. Bunlar arasında değerlendirmek gerekirse açık ara en iyi organizasyondu. Sporcuların yüzme alanına ulaşımı, bisiklet ve koşu parkurlarındaki beslenme istasyonlarının sıklığı ve çeşitlilik, yarış sonrası beslenme, transition alanlarındaki düzenlemelerin kolaylığı ve görevlilerin yardımseverliği açılarından oldukça kaliteli bir organizasyondu.

Bu yarışı Türkiye’den katılacak triatletlere tavsiye eder miyim? Evet, kesinlikle. Bu yarış kaliteli bir organizasyonun yanı sıra iyi bir seyahat tecrübesi de sunuyor.

Maliyet Analizi

Gitmeyi düşünenler için yaklaşık maliyetlerle kaba bir toplama yapmak gerekirse;

Yarış Kaydı – 500 €
Uçak Bileti (2 Kişi) – 250 €
Konaklama (7 gün) – 800 €
Araç Kiralama – 600 €
Yeme, İçme, Market – 200 €

Elbette bu maliyetler kişi sayısına, rezervasyon zamanına ve konaklama tercihlerine göre değişebilir. Ancak genel bir fikir vermesi açısından kendi harcamalarımı paylaşmak istedim. Daha az konaklama, uçak biletini daha erken alarak kampanya yakalama veya araç kiralama konusunda benim kadar pimpirikli değilseniz genel sigorta ile yetinerek daha küçük maliyetler yakalanabilir. Yine de diğer satın almalarla birlikte yaklaşık 2000 € toplam maliyeti göze almak gerek.

Değer mi? Bence evet 😊,

Kraichgau bana yalnızca güzel bir yarış değil, aynı zamanda keyifli bir seyahat deneyimi de sundu. Bir gün tekrar start çizgisinde yer alır mıyım bilmiyorum; fakat Bad Schönborn’un sakin sokaklarını ve Kraichgau tepelerini uzun süre unutacağımı sanmıyorum.

Şimdilik önceliğim farklı parkurları ve yeni deneyimleri keşfetmek. Ancak yolum bir gün yeniden Kraichgau’ya düşerse buna hiç şaşırmam.

Bir Cevap Yazın

oveka.net – Her hakkı saklıdır – 2026

Oveka sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin